6 Ekim 2010 Çarşamba

noktalı virgül.

"Elinden geleni yaptıktan sonra,
Sıra ayaklarından geleni yapmakta;
Gitmek gibi mesela." 

-Sunay Akın.

Solcu erkeklerin genelinin sağcı erkeklerden yakışıklı/çekici falan fişman olmasının bi sebebi olmalı. Kesin vardır yani. Bilen biri bana söylemeli acilen.
Ben depremi tahmin etmiştim. Bi gece önceden çok köpek uludu. Dağ başında olmamın bu tespitle bi alakası yoktur. Keşke gidip karınca yuvalarına da baksaydım. Garantilerdim tespitimi. Bi dahaki sefere artık. Nasılsa benim yüzümden kimse ölmedi bu kez.

3 Ekim 2010 Pazar

bendim.

halkarasında 'sapık' diye tabir ettiğimiz şu gizli numaradan arayan tiplerdenim şu sıralar. ama sapıklık sayılmaz benimki. insanların tekdüze giden hayatına renk katıyorum..gerçekten.
mezdekeyi çocukken çok severdim. arayamadıklarıma gelsin o zaman hemen şimdi;
>Mezdeke_Ya El Yelil<

-özümde çok iyi bi insanımdır.

damga.

sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın? diyor ve güne damgamı vuruyorum. -mai geol,izlediğim en 'cici' diziydi. arada hatırlasam iyi olur. eğlenirim falan belki.

-çekik gözlü zenci hayal etmek gibi.

deprem.

Ben hep depremde öleceğimi düşündüm.ya da hayal gibi bişi.baya baya böyle kurdum kafamda yani. Bugüne kadar hiç deprem yaşamamıştım.Ve sonunda.. 5sn kadar bardaktaki su gibi hissettim kendimi. İyi ki deprem bi yerde olduğunda tüm dünya falan etkilenmiyor şimdilik. Değilse kardeşimi nasıl kurtarmaya çalışırım. Evimden yeterince uzaktayım.

-Sanki hayallerimi gerçekleştirmeye gelmişim ünlü deprem bölgesine.

1 Ekim 2010 Cuma

Yavuz Çetin'i de O'nu da çok severim.

Havada geçirmekte olduğum bi' günde rastladım ona. Öylece birbirimize yaklaştık.
Önce o;
~İstanbul'a ait olmalısın,dedi.
-Kimse bil(e)mez.evet,dedim. Ya sen ?
~Oyuncak Dünya'danım.

Uzun uzun kendi dünyasından ve buralarda beni aradığından bahsetti.
sonra ekledi,
~Köleyim.Orda yaşamak istemem.Ne olur kurtar beni!

Ne yapacağımı bilemedim-zaten hiç bilmezdim- ondan uzaklaşmak istedim.

-Gecenin rengi kapladı burayı.Gitmeliyim.
~Bodrum gecesi yüzünden.dedi.
ve tekrarladı:
~Kurtar beni.

Dünyamı iyi biliyor,dedim içimden.Dışımsa sessizdi.
ve yine önce o;
~Bilmem neden inat ettin..Çok istiyorum..Sadece senin olmak..O zaman her şey biter ve hiç düşünmezsin her şeyi. Lütfen hisset beni. Anca böyle kurtulurum. Senin İstanbul'a olduğun gibi ben de sana ait olurum.

Öylece kaldım.Gitsem ağlardım.Oysa ağlamayı sevmem ben.
sonra bu kez önce ben;
-Benimle uçmak ister misin? dedim.

ve dediği gibi oldu.Her şey bitti.Hiç düşünmedim.Bu bizim öykümüz.
bu da onun şarkısı;
>o'nun şarkısı<
aslında biz'im.

sıcak kış günü.

-aşık oldum ben.
~hoşgeldin.kime?
-sana.
~gel,otur şöyle.soluklan.sana sıcak bi' kalp getireyim..

sıcak kalpler,sıcak gülüşler,sıcak eller,sıcak bakışlar,sıcak kahveler,sıcak odalar..sonunda kış gününü ısıtmışlardı birlikte.ve o gece herkes terledi..

green bi day.

bugün çok green bi day. biri uyuyanları uyandırsın. çünkü september ends.
ve eylül de bitti.yeniden.
yaz'ı şimdiden özledim..kış hiç gelmese keşke,diyorum bazen.ama gelmezse nasıl sevebilirim ki onu..

-gitmezsem nasıl sevdiririm ki kendimi..


>eylülden önce,eylül sonrası için.<