>eşliğinde<
Edepsiz olan bizdik o gece. Edep yerlerimiz edepliydi,ve biz ayıp ettik. Biz edep yerlerimize ayıp ederek başladık birbirimizin hayatına girmeye.
Votkanın hiç suçu yoktu. Votka,her zamanki votkaydı. Biz,her zamanki biz değildik. Maymun kafesinden farksızdı otel odası. Fındık fıstık atıp iştahımızı kabartmıştık,ve maymun kadar iştahlıydık. Odanın suçu yoktu. Öyle ya,maymundan evrimleştiği söylenen yine bizdik. Belki haklı çıkardık dine sığınmayan bilim adamlarını. Biz,yaratıcıya inanırdık. Ona da ayıp ettik. Konuşa konuşa anlaşırdık;çünkü koklaşa koklaşa anlaşmaktan korkardık. Bu yüzdendi ağızlardaki balık,sigara ve alkol kokusu. Tat da koku kadar kötüydü. Lezzete önem verdiğimi o zaman öğrendin. Yine de sigara tadı senin ağzında çekici gelirdi. Bunu bile bile çiğnerdin o naneli sakızı. Açılan nefesine kokumu çekerdin. Bazen ben sigara gibiydim,sen alkol. Onlardan tek farkımız birbirimize zarar vermeyişimizdi.Ben hep sarhoş olmaktan korkardım,ne kadar istesem de. Sen,ciğerlerini pek önemsemezdin. Korkmazdın da. Önemsemezdin ve korkmazdın işte. Yine de fazla nefes çekmezdin benden. Hep saygılıydın. Bunu o zaman öğrendim.
Ben inatçıydım,sen anlayışlı.
Ben seni severdim,sen beni.
24 Aralık 2010 Cuma
21 Aralık 2010 Salı
O'na aynen şöyle söyledim.
-ben balık sevmem.
kişisel not: seninleyken balık ekmek yiyesim geliyor.
kişisel kişisel not: üstelik lezzetli bile geliyor.
kişisel kişisel kişisel not: canım balık ekmek istedi.
kişisel kişisel kişisel kişisel not: bi üst notta sen yanımda olaydın da balık ekmek yiyeydik dedim dolaylı yoldan.
kişisel kişisel not: üstelik lezzetli bile geliyor.
kişisel kişisel kişisel not: canım balık ekmek istedi.
kişisel kişisel kişisel kişisel not: bi üst notta sen yanımda olaydın da balık ekmek yiyeydik dedim dolaylı yoldan.
16 Aralık 2010 Perşembe
çıktı.geldi.
Rüyamda gördüğüm 'beyaz uçurtma'nın anlamını,
"yakın zamanda sevgilinin yanına gelmesi"
olarak yorumlamıştı.
Gülümsemiştim.
Sonra çıktı.
Geldi.
Bazen rüyalar gerçek olur.
Bu sizin elinizdedir
ya da
o'nun.
heyecan.
"kalp ritmimi bozacakmış hissi yaşatıyor." dedi biri.
Aynen öyle. Bende şöyle de oluyor; mide bulantısı,ağladım ağlayacağım hissi,uyuyamama ve bazen de coşku. Heyecan arada bir uğrar ve ebesini beller insanın. Bir şekilde uçlarda hisler yaşatır. Terletir de. Heyecan,ürkütücü; çünkü heyecandan ölünebilir. Böyle de bir şey var.
~Çişin gelir gibi olur,ama gelen başkasıdır.
Aynen öyle. Bende şöyle de oluyor; mide bulantısı,ağladım ağlayacağım hissi,uyuyamama ve bazen de coşku. Heyecan arada bir uğrar ve ebesini beller insanın. Bir şekilde uçlarda hisler yaşatır. Terletir de. Heyecan,ürkütücü; çünkü heyecandan ölünebilir. Böyle de bir şey var.
~Çişin gelir gibi olur,ama gelen başkasıdır.
14 Aralık 2010 Salı
ama kardeşler iyidir.
O doğduğunda "benimle ilgilenin","artık beni sevmiyorsunuz","onu sevmiyorum işte" vb kıskançlık triplerine girmedim. Çünkü ailem öyle hissettirmemişti ve ben sevecen bi' çocuktum. Bana büyüyünceye kadar imrendi. Hayran kaldı. Sonra büyüdü. Benim büyürken yapamadığım birçok şeyi yaptı büyürken. Kıskandım. Ama çaktırmadım. Laf arasında annemle babama "ben onun yaşındayken.." li cümleler kurdum. Çünkü imrendim. Ama kıskançlıktı o yani. Ona da inceden dokundurdum. Kıskandığımı anlamadı. Çünkü anlasın istemedim. Üzülüyordu öyle olunca. Tıpki benim de önceden o beni kıskandığında üzüldüğüm gibi. Resmen rolleri değiştik.
Şimdi hayran hayran bakıyorum. Arada bir kıskanıyorum. Daha çok seviyorum gün geçtikçe.
Şimdi hayran hayran bakıyorum. Arada bir kıskanıyorum. Daha çok seviyorum gün geçtikçe.
V for love.
<-- İşte tam olarak böyle oldu.
Bir gün, V maskesiyle aniden beliriverdi hayatımda.
Sonradan işte.
Sonra ben çok sevdim onu.
10 Aralık 2010 Cuma
farkettim.
Dilediğim zaman canımın istediğini yiyememe durumum var yurt ortamında.-doğal olarak.- Birkaç gün için arkadaşımın evine ev hayatı yaşamaya geldim. Ev. Ev yani. Benim için farklı ülkeye gitmek gibi bir şey şu durumda. Feci güzel.
"Ne yesek ki?" diye sorduğunda,
-sucuklu yumurta yiyelim! dedim. Hemen yaptık,yedik.
Ertesi gün sabah yine aynı muhabbet oldu. Ben yine aynı cevabı verdim. Bu cevabım üzerine evdeki küçük arkadaşım şöyle dedi:
-Antalya'da insanlar her gün sucuklu yumurta mı yerler?
"Oha! ne alaka? o nerden çıktı ki?" dedim.
-Dün de sucuklu yumurta yemek istedin Nisa Abla,diye yapıştırdı.
O kadar özlemişim lan. O zaman farkettim,değilse yurtta hiç aklıma bile gelmiyor.Canım istemiyor falan.
Arkadaşımın babası arabasıyla evlerine kadar bizi getirdiğinde mesela.Babamı özlediğimi farkettim.Kardeşiyle resim çizerken kardeşimi özlediğimi,hatta bir tane daha kardeşim olsun istediğimi farkettim. Annesiyle telefonda konuştuğumda da,annemi özlediğimi.."Çamaşırları topladınız mı Nisacım. Dolapta o var şu da var. Sizi seviyorum."
"Ne yesek ki?" diye sorduğunda,
-sucuklu yumurta yiyelim! dedim. Hemen yaptık,yedik.
Ertesi gün sabah yine aynı muhabbet oldu. Ben yine aynı cevabı verdim. Bu cevabım üzerine evdeki küçük arkadaşım şöyle dedi:
-Antalya'da insanlar her gün sucuklu yumurta mı yerler?
"Oha! ne alaka? o nerden çıktı ki?" dedim.
-Dün de sucuklu yumurta yemek istedin Nisa Abla,diye yapıştırdı.
O kadar özlemişim lan. O zaman farkettim,değilse yurtta hiç aklıma bile gelmiyor.Canım istemiyor falan.
Arkadaşımın babası arabasıyla evlerine kadar bizi getirdiğinde mesela.Babamı özlediğimi farkettim.Kardeşiyle resim çizerken kardeşimi özlediğimi,hatta bir tane daha kardeşim olsun istediğimi farkettim. Annesiyle telefonda konuştuğumda da,annemi özlediğimi.."Çamaşırları topladınız mı Nisacım. Dolapta o var şu da var. Sizi seviyorum."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
