13 Ocak 2011 Perşembe

türkiye haritası oyunu.

Benim canım bazen aniden Türkiye Haritası Oyunu oynamak istiyor. Çok severim. Özlüyorum bazen. Gezip gördüğüm yerleri hatırlıyorum. Mutlu oluyorum. Dünya haritası oyununu da böyle gezip gördüm aman ne güzel oh mis diyerekten oynamak istiyorum. bi gün yani. umarım falan. nasip.

>Türkiye Haritası Oyunu<

9 Ocak 2011 Pazar

gökkuşağı.

Gökkuşağı, güneş ışınlarının yağmur damlalarında veya sis bulutlarında yansıması ve kırılmasıyla meydana gelen ve ışık tayfı renklerinin bir yay şeklinde göründüğü meteorolojik bir olaydır.


-Zaten mutlu bir gün. Bir de gökkuşağı gördüm odamın penceresinden karşıki dağlarda. oh. mis. kebap.

kan tahlili.

Kolundan kan almak yerine gözünden alıyorlardı. Tıp gelişmişti. Bu gelişmişlikti. Göz kapağına minik bir çizik atıp enjektörle kanı çekiyorlardı. Daha az acı hissedildiği için bu uygulanıyordu. Hiç korkmadığım kadar korkup 'kol'umdan kan almaları için yalvardım. Doktorlar,yeni yöntem emin olun daha acısız.Üstelik eskisi için hazırlanmamız uzun sürecek hanımefendi,diyerek beni ikna etmeye çalışıyorlardı. İkna olmamıştım. Kan tahlili yaptırmam ve sonuçları hemen istenilen yerlere göndermem gerekiyordu. İkna olmadığım halde yeni yöntemi kabul ettim. Etmek zorunda kaldım yani. Haddinden fazla rahat bir koltuğa oturtuldum. "Derin nefes al ve gözlerini kapat. Haber verene kadar açma." dedi doktor. Tamam,dedim. Gözlerimi kapattım. Göz kapağıma hafif bir çizik attı. Göz bu. Kapalı durur mu. Kocaman açtım ve uyandım.

-Tıp bazen beni korkutuyor. Adam gibi gelişsin gelişiyorsa. Korkutmadan.

ev'den.

"...
ama yine de ancak denizli şehirlerde kendi başına kalır insan.Çünkü yüzünü denize dönebilirsin. Böylece sırtını çevirirsin kalabalığa.Denizsiz şehirlerde ise nereye dönsen insan,nereye dönsen.
O yüzden işte, iyi geçinmelidir birbirleriyle, denizsiz şehirlerde kişiler. Denizli şehirlerdeyse, insan yüzlerine çarpmadan da yaşayabilir isteyenler.
İn,in denize. Yüzünü denize dönersen çünkü, sırtını dönersin arsız kalabalığın kişilerine. Ancak denizli bir şehirde kalabilirsin kendi başına. Denizli başına.
..."
                                               Ece Temelkuran_Kıyı Kitabı

5 Ocak 2011 Çarşamba

oyh.

Tam şu an finallere değil ÖSS'ye çalışmak istiyorum. Yaprak testler,soru bankaları.. Çok istiyorum. oyh!
Bekliyorum. "geçecek"

3 Ocak 2011 Pazartesi

keyifli gün.

Çok değil bundan yaklaşık olarak iki buçuk saat önceydi. Benim fena halde şefkate ihtiyacım vardı ve şefkat gösterecek kimsem yoktu. İşte tam o anda en sevdiğim yemeklerden olan biber dolmasını yiyordum. Anneme dayanamayıp mesaj attım.
-Gonca biber dolması sevdiğimi biliyor. Evinden geldi bugün. Annesine benim için biber dolması yaptırmış. Çok düşünceli. Mutlu oldum. Ama dolma lezzetli gelmedi bana. Senin yaptığın gibi olmamış anne. Seni özledim. Biber dolması yüzünden hep.. 
diye yazmıştım.
Sonra işte tam bu sırada kapı açılmıştı.Çıkan keyfimdi.
Kapıdan çıktı. Asansörün düğmesine bastı. 5.Kattayız ve asansörün gelmesi için bi süre beklemek gerekiyor.Sonradan olayın farkına varıp kapıyı açtım.Peşinden koştum.Asansör gelmişti.Keyfim asansöre bindi ve üzerinde sıfırı yazılı olan düğmeye bastı. Bildiğin çıkıp gidecekti.Asansörün kapısı kapanırken kolumu uzattım.Kapı açıldı.Keyfimin kolundan tutup odaya doğru sürükledim.Odaya girdik Kapıyı kapattım ve onu kapıya yasladım.Kollarımı başının iki yanına koydum ve dedim ki:
-bana bak koçum. ben sana ne yanlış yaptım? hayır yani söyle de bilelim.
Gözlerime baktı.. Ağlayacak gibiydi.Sonra sert davrandığımın farkına vardım.Kollarımı indirdim ve usulca öptüm onu. Barıştık. Geldi koynuma girdi geri.