Bu geceyi yalnız geçiren ve odadan çıkmayan kızlar için olağandışı bir uygulama da kaldığım kız öğrenci yurdundan geldi.
-Elektriği sık sık kesintiye uğratmak!
Odanın ortasında aralık ayını uyuz edecek kadar çıplak bir halde dans ediyorum.Ara sıra ışık sönüyor ve tekrar yanıyor. Bira almayı düşünmüştüm. Ortama da uyarmış. Keşke alsaydım.Geç değil;ama dışarı çıkarsam ışığa doğru yürürüm. Sonra ışık gözlerimi aldığında karşımdaki ilk karartıya sarılırım. Birayı falan unuturum. Yalnız olduğumu da.. Ama dışarısı çok soğuk ve kalın giyinmekten hoşlanmıyorum.
Şimdi, işin kötü yanı kitap okuyup şu odadan çıkamıyorum. Hayal kursam da çıkamıyorum. Çünkü üzüyor hayallerim bu gece. Odaya tıkıldım.
Tanıdığım herkes bu gece sevdiği insanlarla birlikte olmasa bu kadar yalnız hissetmezdim.
Ah şu özel günler..
Ah şu elektrik..
Ah sevdiğim insanlar..
~Hoşça kal Aralık. Git ve gelme. Zaten kışı sevmem. Bir de son'ları,veda'ları ve kalın giyinme'leri.
31 Aralık 2010 Cuma
28 Aralık 2010 Salı
ve fizy de..
"Kullanıcıların şarkıları indirmeden sadece ismini yazarak bulup dinlediği bir nevi istek parça güdümlü internet şarkı kütüphanesi görevi gören fizy artık Türkiye'de yasak.
Eylül ayında Youtube'un en büyük rakiplerinden video paylaşım sitesi Vimeo'ya erişim engellemesinden sonra fizy de yasaklı siteler listesine girmiş bulunuyor."
Fizy dedi ki:
-we will be back.
>fizy'nin kurucusundan açıklama<
Eylül ayında Youtube'un en büyük rakiplerinden video paylaşım sitesi Vimeo'ya erişim engellemesinden sonra fizy de yasaklı siteler listesine girmiş bulunuyor."
Fizy dedi ki:
-we will be back.
>fizy'nin kurucusundan açıklama<
27 Aralık 2010 Pazartesi
eksik.
"Eksik" kelimesi var bir de. Her türlü ortama uyum sağlar. Görevini iyi yapar falan.
-Burda eksik bir şey var. x'i almayı unuttum.
-Sen,eksiksin hayatımda.
-Bi' sen eksiktin.
-Bu ödev eksik olmuş.Tamamla öyle getir yavrum.
-Sende bir şey eksik sanki. Öyle hissettim.
Keşke hiç eksik bir şey olmasa. Her şey tam olsa. Eksiklik kek yaparken kabartma tozunun olmayışı gibi olsa hep. Hep ama.
>Eksik bir şey<
-Burda eksik bir şey var. x'i almayı unuttum.
-Sen,eksiksin hayatımda.
-Bi' sen eksiktin.
-Bu ödev eksik olmuş.Tamamla öyle getir yavrum.
-Sende bir şey eksik sanki. Öyle hissettim.
Keşke hiç eksik bir şey olmasa. Her şey tam olsa. Eksiklik kek yaparken kabartma tozunun olmayışı gibi olsa hep. Hep ama.
>Eksik bir şey<
26 Aralık 2010 Pazar
24 Aralık 2010 Cuma
ithafen.
>eşliğinde<
Edepsiz olan bizdik o gece. Edep yerlerimiz edepliydi,ve biz ayıp ettik. Biz edep yerlerimize ayıp ederek başladık birbirimizin hayatına girmeye.
Votkanın hiç suçu yoktu. Votka,her zamanki votkaydı. Biz,her zamanki biz değildik. Maymun kafesinden farksızdı otel odası. Fındık fıstık atıp iştahımızı kabartmıştık,ve maymun kadar iştahlıydık. Odanın suçu yoktu. Öyle ya,maymundan evrimleştiği söylenen yine bizdik. Belki haklı çıkardık dine sığınmayan bilim adamlarını. Biz,yaratıcıya inanırdık. Ona da ayıp ettik. Konuşa konuşa anlaşırdık;çünkü koklaşa koklaşa anlaşmaktan korkardık. Bu yüzdendi ağızlardaki balık,sigara ve alkol kokusu. Tat da koku kadar kötüydü. Lezzete önem verdiğimi o zaman öğrendin. Yine de sigara tadı senin ağzında çekici gelirdi. Bunu bile bile çiğnerdin o naneli sakızı. Açılan nefesine kokumu çekerdin. Bazen ben sigara gibiydim,sen alkol. Onlardan tek farkımız birbirimize zarar vermeyişimizdi.Ben hep sarhoş olmaktan korkardım,ne kadar istesem de. Sen,ciğerlerini pek önemsemezdin. Korkmazdın da. Önemsemezdin ve korkmazdın işte. Yine de fazla nefes çekmezdin benden. Hep saygılıydın. Bunu o zaman öğrendim.
Ben inatçıydım,sen anlayışlı.
Ben seni severdim,sen beni.
Edepsiz olan bizdik o gece. Edep yerlerimiz edepliydi,ve biz ayıp ettik. Biz edep yerlerimize ayıp ederek başladık birbirimizin hayatına girmeye.
Votkanın hiç suçu yoktu. Votka,her zamanki votkaydı. Biz,her zamanki biz değildik. Maymun kafesinden farksızdı otel odası. Fındık fıstık atıp iştahımızı kabartmıştık,ve maymun kadar iştahlıydık. Odanın suçu yoktu. Öyle ya,maymundan evrimleştiği söylenen yine bizdik. Belki haklı çıkardık dine sığınmayan bilim adamlarını. Biz,yaratıcıya inanırdık. Ona da ayıp ettik. Konuşa konuşa anlaşırdık;çünkü koklaşa koklaşa anlaşmaktan korkardık. Bu yüzdendi ağızlardaki balık,sigara ve alkol kokusu. Tat da koku kadar kötüydü. Lezzete önem verdiğimi o zaman öğrendin. Yine de sigara tadı senin ağzında çekici gelirdi. Bunu bile bile çiğnerdin o naneli sakızı. Açılan nefesine kokumu çekerdin. Bazen ben sigara gibiydim,sen alkol. Onlardan tek farkımız birbirimize zarar vermeyişimizdi.Ben hep sarhoş olmaktan korkardım,ne kadar istesem de. Sen,ciğerlerini pek önemsemezdin. Korkmazdın da. Önemsemezdin ve korkmazdın işte. Yine de fazla nefes çekmezdin benden. Hep saygılıydın. Bunu o zaman öğrendim.
Ben inatçıydım,sen anlayışlı.
Ben seni severdim,sen beni.
21 Aralık 2010 Salı
O'na aynen şöyle söyledim.
-ben balık sevmem.
kişisel not: seninleyken balık ekmek yiyesim geliyor.
kişisel kişisel not: üstelik lezzetli bile geliyor.
kişisel kişisel kişisel not: canım balık ekmek istedi.
kişisel kişisel kişisel kişisel not: bi üst notta sen yanımda olaydın da balık ekmek yiyeydik dedim dolaylı yoldan.
kişisel kişisel not: üstelik lezzetli bile geliyor.
kişisel kişisel kişisel not: canım balık ekmek istedi.
kişisel kişisel kişisel kişisel not: bi üst notta sen yanımda olaydın da balık ekmek yiyeydik dedim dolaylı yoldan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)