>eşliğinde<
Edepsiz olan bizdik o gece. Edep yerlerimiz edepliydi,ve biz ayıp ettik. Biz edep yerlerimize ayıp ederek başladık birbirimizin hayatına girmeye.
Votkanın hiç suçu yoktu. Votka,her zamanki votkaydı. Biz,her zamanki biz değildik. Maymun kafesinden farksızdı otel odası. Fındık fıstık atıp iştahımızı kabartmıştık,ve maymun kadar iştahlıydık. Odanın suçu yoktu. Öyle ya,maymundan evrimleştiği söylenen yine bizdik. Belki haklı çıkardık dine sığınmayan bilim adamlarını. Biz,yaratıcıya inanırdık. Ona da ayıp ettik. Konuşa konuşa anlaşırdık;çünkü koklaşa koklaşa anlaşmaktan korkardık. Bu yüzdendi ağızlardaki balık,sigara ve alkol kokusu. Tat da koku kadar kötüydü. Lezzete önem verdiğimi o zaman öğrendin. Yine de sigara tadı senin ağzında çekici gelirdi. Bunu bile bile çiğnerdin o naneli sakızı. Açılan nefesine kokumu çekerdin. Bazen ben sigara gibiydim,sen alkol. Onlardan tek farkımız birbirimize zarar vermeyişimizdi.Ben hep sarhoş olmaktan korkardım,ne kadar istesem de. Sen,ciğerlerini pek önemsemezdin. Korkmazdın da. Önemsemezdin ve korkmazdın işte. Yine de fazla nefes çekmezdin benden. Hep saygılıydın. Bunu o zaman öğrendim.
Ben inatçıydım,sen anlayışlı.
Ben seni severdim,sen beni.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder